Çitlembik Yayınları Kapağı

1001 Fıçı Bira ilk olarak 2006 yılında Çitlembik Yayınları tarafından yayımlandı. Dönemin kültür dünyası tarafından yeraltı edebiyatını bir örneği olarak değerlendirilen kitaptan sona Ferhat Uludere Türk Bukowski olarak anılmaya başlandı. Bu tanımlamayı hiçbir zaman kabul etmeyen yazar birçok söyleşisinde yayınevinin yaptığı bu kolaycılığa karşı çıktı. Kitabın daha sonra Yitik Ülke Yayınları tarafından yayımlandı. 6.45’in yayın planına girse şu an Edisyon Kitap’ın kataloğunda bulunmaktadır.

1001 Fıçı Bira adını yazarın babası Şükrü Uludere’nin kurduğu ve seksenli yıllarda Lüleburgaz’ın en popüler mekanı olan birahaneden almaktadır. Ferhat Uludere kitapta kendi hikayesinden yola çıkarak büyük bir meyhane olarak tanımladığı Lüleburgaz’ın doksanlı yıllarını anlatır. Kitapta koruyan ve kollayan bir sığınaktır olarak karşısına çıkar Lüleburgaz, ama bazen bir oyun bahçesi, bazen ise çocuklar kadar acımasız gardiyanların koruduğu bir hapishane… Ama “Rüzgara Boris Vian okutanlar” için büyük, zamanla ve mekanla sınırlı olmayan bir meyhanedir.

Yitik Ülke Yayınları Kapağı

Kitap o büyük meyhanenin müdavimlerinin hikayesi anlatır. Çiçekçi deposunda, okul bahçesinde, evlerin avlusunda, dumanaltı dernek lokallerinde ve hatta mezarlıkta içip, içip ve daha da içip körkütük âşık olanların öyküsünü…

Ferhat Uludere, 1001 Fıçı Bira’da taşradaki günlük hayatın tekdüzeliğini tüm çıplaklığıyla yansıtırken, Trakya yaşamını ayrıntılarını da gözlerimizin önüne seriyor. Ve okurla birlikte barmene bağırıyor: Aksın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir